| |||||||||||||||
| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
SEVGİLİM GÖRELE
GÖNÜL TELİNDEN... SEVGİLİM GÖRELE (Tüm Görele aşıklarına Sevgililer Günü Armağanımdır.) Gidemiyum yaylıya Yol yok mudur karadan Sevdalık edenleri Ayırmasın Yaradan Haydi gidelim Sis'e Sis'in yolları çise Ne dedim de darıldın Niye gelmiyun bize (Gürsel Tahmaz/Atmacayı Vurdular) Yaylalarında esen deli rüzgar başımı döndürmüyor mu sanıyorsun? Obuzlarından içtiğim su, yüreğimi sızlatmıyor mu? Derelerinin çağıldayan sesi vurmuyor mu beni kurşun kurşun? Ey Sevgilim Görele Seni unuttuğumu mu sanıyorsun? Ey Fakir günlerimin büyük aşkı mümkün mü unutmak seni? Kim unutmuş ki şimdiye kadar ilk aşk esintisini? Hoyrat bir sevdamız var bizim, ne seni görmeden durabiliyorum ne de sensiz yaşayabiliyorum. Efsunlu yemyeşil gözlerinle açık denizlere doğru öyle bir bakışın var ki, yüreğimin derelerini taşırıyor. Sis Dağı gibi bulut bulut kuşanıyor tepelerim. Tıpkı bir nisan şakası gibi vuruyor Çakal Yağmurların yamaçlarıma. Ardı gelmiyor duygusal sağanakların. Önce tipi oluyor, sonra boran. Asi dalgalarınla kükrüyor kıyılarımda sesin. Vuslatın bittiği anı yaşamak istiyor gibisin biliyorum. Kiraz çiçeği öpüşün damarlarıma zerkedilmiş bir avu gibi bütün vücudumda geziniyor. Seni hissetmediğim bir an yok biliyorsun. Doğduğum günden beri tepeden tırnağa hep senin ezgini yaşıyorum. Kar yağmış çamura bulanmış yollarında köyüne ulaşmaya çalışan, sana adanmış türküsüyle yarenlik eden köylünüm ben.Fındık bahçelerinin imece günlerinden kalma yanık bir atma türküyüm ben. Bam teline dokunup da, kemençesini dillendirdiğinde, içimi sarhoş eden Katip Şadi ezgisiyim. Buram buram kıvrılıyor yüreğim. Taa orta yerinde yüreğimin kara saplı bir hançer, büyük şehirlerden vuruyor beni. Saplanma nöbetleri yaşıyorum. İnan ki kan akmıyor bir damla. Ne varsa içimde biriktiriyorum. Ağustosları bekliyorum. Bir ağustos bana yetmiyor, kaç ağustos yaramı dindirir bilmiyorum. Bir koz helva tadında seviyorum seni. Dişlerim koparcasına. Bizim sevdamız Görelem, ayrılmak üzerine. Orhan Veli’nin dediği gibi; Sen sokak kedisi... Ben ciğercinin. Benim hülyalarım makyajlı şehir kızları üzerine.. Benim hülyalarım para üzerine, ekmek üzerine, kariyer üzerine. Oysa sen mor sümbüllü dudaklarınla.. Taaa Sis Dağından Karadere’ye uzanan örgülü saçlarınla.. Peştemallı köylü güzelisin. Hem de en güzelisin. Göbek bağım sende biliyorum. Dünyanın taa öbür ucuna da gitsem, senden gelen seslerle irkiliyorum. Dereler çağıl çağıl çağıldıyor içimde. Setler kuruyorum. Dinmiyor, şelaleler olup vurgunlar indiriyor. Sokaklarında geziyorum büyük şehrin. Unuturum belki diye.. Duyguların çamurlandığı sokaklar beni iğrendiriyor. Küçücük bir yağmurla komaya giren şehirler öldürüyor beni. Nefes aldırmıyor göğe doğru uzanan gökdelenler. Sende olmayı çok istiyorum ama gelemiyorum. Dedim ya makyajlı şehir kızlarını seviyorum. İçimdeki ikilemi bir bitirebilsem ah. Sevecek miyim seni, yoksa .. Silecek miyim tastamam, ah bir karara varabilsem. Deli bir aşk bu, ne serden geçebiliyorum, ne yardan. Kışlar yaşıyorum gurbetinde yüreğimin. Oysa yaşanacak en güzel bahar nerdedir biliyorum. Çiçekler en güzel nerde kokar biliyorum. En yanık türküler nerde söylenir, en güzel dereler nerde akar biliyorum. En güzel yağmurlar nerde yağar, güneşle nerde saklambaç oynayabilirim vallahi biliyorum. Karar veremiyorum. Çekiştiriyor beni koca koca binalar. Bir patron var maaş veriyor, seni terkettiğim için. Gözüme gözüme sokuluyor yalancı sevdalar. Yakama yapışıyor medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar. Seni seviyorum, seni istiyorum ama bağlanıyor kollarım otobanlarda. Sana dönmeyeyim diye döndürüp duruyorlar yolları bile. Nerden girip, nerden çıkacağım çözemiyorum. Yüreğimde koca bir kördüğüm. Çözemiyorum.Çözmek istiyorum, çözemiyorum. Sil baştan alıyorum. Karanlıklarda kayboluyorum. İlk aşkımsın biliyorsun. Ben seni taa sümüklü halimle sevdim. Darı püskülünden cıgaralar içip sevdim. Kiraz dalından sapanlar yapıp sevdim. Folluklarda yumurtlayan tavuğun üreten ateşiyle sevdim. Bir köyün teravih namazındaki ulvi ışığıyla sevdim. İftar saatinde dakkası dakkasına top patlatan İllas Emmisiyle sevdim. Gurbetten gelip, cansız bedeniyle vuslatını sonlandıranlardan olmak istemiyorum. Yaşarken, henüz sevebilirken sevmek istiyorum seni. Doyasıya sevmek. Nefesini koklamak istiyorum.Gücüm yettiğince içime çekmek seni. Ayaklarımdan çekiyor varoşları büyükşehrin.Yakama kirli yağmurlar yapışıyor. Kirleniyorum senden uzak kaldıkça. Saflığını seviyorum Görelem. Bakir yamaçlarından akıp, derelerine inmeyi seviyorum. Sade bir gün değil, her gün Hüseyin vuruluyor buralarda. Sokaklardan yağmurun çamurun olmadığı kirlere bulanıyorum. Kapkaç yapıyorlar sevdalarıma. Ahh kaç yaşam kayboluyor ara sokaklarda... Kaç aşk hikayesi öksüz kalıyor. Öksüz kalmayan aşklarını seviyorum Görelem. Beni sımsıkı bağrına basışını seviyorum. Beni yeşile, sarıya, beyaza, maviye ve kırmızıya ve yağmura bulayışını seviyorum. Şemsiye olmadan sırılsıklam ıslandığım günleri seviyorum. Bir otobüs beliriyor sonra.Senden alıp, uzaklara sürüyor beni. Katip Şadi, otobüste ağlayan bir çocuğa türkü söylüyor şimdi. Kavuşmamak üzerine ağlayan bir sevdadan söylüyor... Yüreğin gizli sandıklarında günışığına çıkacağı anı bekleyen bitmemiş sevdalardan. Bir çocuk gurbet oluyor, bir çocuk hüzün oluyor. Bir çocuk tepeden tırnağa aşk. Çocuk ne bilir ki aşkı? Yüreğini sızılatan bir şeyler var, bir yara var solucan bokuyla geçmeyen. Bir yara var tastamam sarıcalı sokması gibi. Bulut olsa, yağmur olsa Görele’ye varsa dinecek. Ama dinmiyor. Bir çocuk sılasına yetim kalmış ağlıyor. Katip Şadi şimdi başka bir türkü söylüyor. Gurbet üzerine, anası babası sağ olup yetim olanlar üzerine. Yaylalarında esen deli rüzgar başımı döndürmüyor mu sanıyorsun? Obuzlarından içtiğim su, yüreğimi sızlatmıyor mu? Derelerinin çağıldayan sesi vurmuyor mu beni kurşun kurşun? Ey Sevgilim Görele Seni unuttuğumu mu sanıyorsun? Ey Fakir günlerimin büyük aşkı mümkün mü unutmak seni? Kim unutmuş ki şimdiye kadar ilk aşk esintisini? Aydın Kulak NOT : Bu yazıyı www.goreleekspres.com sitesinden de okuyabilirsiniz.)
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. aydınkulak
[ 16 Şubat 2010, 20:46 ]
Sevgili Hasan Abiciğim
Sesini duymak gerçekten güzel. Her daim seni bu sitede görmek isteriz. Göreleye ve Karadereye daha sık gelmeyi umuyorum. İnşallah tekrar görüşmek kısmet olur. hasan
[ 16 Şubat 2010, 09:31 ]
Vallahi senin göreleyi bu kadar çok sevdiğini bilmiyordum....O zaman köye seni daha sık bekliyoruz. hemde eşin ve çocuklarınla beraber......görüşmek üzere karedere köyünden ilyasın mehmedin çocuklarından birisi
yüksel kulak
[ 15 Şubat 2010, 14:50 ]
Çok güzel desem aciz kalır; hepimizin içinden geçenler bu kadar güzel anlatılabilirdi.İlhamın hepsi bir anda gelivermiş muhteşem olmuş.okuyan herkes Göreleyi bu kadar sevdiğini yeni anlayacaktır herhalde.
|
|
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||